ulaşım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ulaşım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Kasım 2014 Pazartesi

Cagdas Cam Sanatlari Muzesi


Eskişehir Çağdaş Cam Sanatları Müzesi, cam sanatçılarının eserlerini sergilemek üzere Eskişehir Odunpazarı Evleri Kent Müzesi kompleksinde 1 Aralık 2007 tarihinde hizmete girmiş bir müzedir.
Müze, Türkiye’nin ilk cam sanatları müzesidir.[1] Büyükşehir Belediyesi, Anadolu Üniversitesi ve Cam Dostları Grubunun işbirliği ile kurulmuştur. Müzede 42 cam sanatçısının eserleri sergilenmektedir. Yerli sanatçıların eserlerinin yanı sıra Japon, Polonyalı, Letonyalı, Alman bazı sanatçıların da hediye ettiği eserler müzede yer alır. Müzenin 3 galerisinden ikisi müzenin devamlı koleksiyonunu sergilemek için kullanılır; diğeri ise genç sanatçıların eserlerinin geçici olarak sergilendiği bir mekandır. Müze binasında bir de Kütüphane ve Dokümantasyon Merkezi açılması planlanmaktadır. Bu merkezde Eskişehir tarihine yönelik belgelerin sergilenmesi planlanmaktadır.
Müze binası restore edilmiş üç Odunpazarı evinin birleştirilmesiyle oluşmuştur. Güzel Sanatlar Fakültesi bünyesinde,zaman içerisin de toplanan 75 Türk, 12 yabancı sanatçının eserleri müze koleksiyonunda bulunmakta ve sergilenmektedir.

Atlıhan El Sanatları Carsisi

Atlıhan El Sanatları Çarşısı


Atlıhan El Sanatları Çarşısı, Eskişehir’in çok önemli bir değeri olan lüle taşının yeniden tüm dünyada etkin tanıtımı ve pazarlanması, ayrıca geleneksel sanatlarımıza emek ve hayat veren lüle taşı ustalarımızın himaye ve teşvik edilmesi için 2005 yılında Odunpazarı Belediyesi tarafından hizmete açılmıştır.
Bünyesinde yer alan 25 adet atölyesi ile el sanatlarımızın üretim, teşhir ve satışının yapıldığı Atlıhan El Sanatları Çarşısı, Türkiye’de lüle taşını tanımak ve ürünlerini görmek isteyen vatandaşlarımızın ilk durağı haline gelmiştir.
Atlı Han 1850’li yıllarda Eskişehir’in büyük toprak sahiplerinden Takattin Bey tarafından çevre köy, kasaba ve şehirlerden gelen pazarcıların, seyyahların ve köylülerin hem kendilerinin hem de hayvanlarının konaklamaları için yapılmıştır. Her gün meydanda kurulan odun pazarına, odun satmak için gelen köylüler, önce Atlı Han’a uğrar; öküz arabalarını ve hayvanlarını buraya bırakır, pazara giderlerdi. Akşam olduğunda hana döner geceyi burada geçirirlerdi.
Yapıldığı tarihten günümüze kadar birçok defa el değiştiren Atlı Han genel olarak asıl amacının dışında kullanılmadı. Kurtuluş Savaşı yıllarında bölge Yunanlılar tarafından işgal edildiğinde Beyler Sokak ile Tiryaki Hasan Paşa Sokağının kesiştiği yerdeki bir numaralı evi karargah binası olarak kullanan Yunan askerleri, her gün Atlı Han’ın karşısındaki meydana gelir, hava kararıncaya kadar kendileri için konulmuş masalarda oturur, Atlı Han’ın çay ocağından gelen çayı içerlerdi. Cumhuriyetten sonra Eskişehir Garnizon Komutanlığı, burayı o dönem hanın sahibi Çerkez Hüseyin’den atlarını barındırmak amacıyla kiraladı. Fakat  askerlerin yüzlerce atı her gün iki defa Akarbaşı Camisi’nin bulunduğu mevkiye sulamaya getirip götürürken oluşturdukları gürültüden halkın rahatsız olması nedeniyle birkaç ay sonra hanı boşaltmak zorunda  kaldılar.
O dönemde büyük bir ahşap  giriş kapısı olan hanın ortasına geniş bir avlu hakimdi. Kapının tam karşısındaki bölüm hayvanların konulduğu ahır kısmıydı. Bu hayvanların bakımını yapmak amacıyla ahırın sağ köşesinde bir nalbant dükkanı bulunurdu. Orta kısımdaki kuyu sayesinde hem hayvanların hem de misafirlerin su ihtiyacı karşılanırdı. Hanın zemin katının sol tarafı yan yana dizilmiş döşeklerden oluşan yatakhaneydi. 18. yüzyılda boş bir meydan olan Hicri Sezen Parkı’na dağlardan getirdikleri odunları satmaya gelen köylüler akşam pazar toplandıktan sonra hana gelerek bu döşeklerde yatarlardı. Hanın üst katına, sağ taraftaki merdivenlerle çıkılmaktaydı. Burası yine orta halli kişiler tarafından kiralanan, yan yana yapılmış ufak odalardan oluşmaktaydı.
Atlı Han’da sonraki dönemlerde daha çok ekonomik durumu zayıf olan köylüler barınırken, durumu daha iyi olanlar ise bugünkü Hicri Sezen Parkı’nın karşısındaki günümüzde Bahçeli Kahve olarak bilinen handa  kalırlardı. Atlı    Han hem dinlenilip konaklanan hem hayvanların bakımının yapıldığı hem de içinde çay ocağı bulunmasından dolayı bölge halkının da toplandığı, dönemin bütün sosyal, siyasal ve ekonomik gündeminin oluştuğu bir mekan konumundaydı. Zaman içinde han, Tavafçı Hanı, Odunpazarı Hanı  gibi isimlerle  anıldı.
19.Yüzyılın sonlarına kadar hanın ortasındaki kuyu varlığını korumuştu. Hatta bir söylenceye göre; Yunanlılar, Kurtuluş Savaşı’nda aldıkları ağır yenilgiden sonra bu bölgeden kaçarken altınlarını bu kuyunun içine attıkları söylenmektedir.
20.yüzyılın özellikle ikinci yarısından sonra han eski işlevini yitirerek metruk ve harabe bir hal aldı. Birçok bölümü yıkıldı ya da yandı.
Han, Odunpazarı Evleri Yaşatma Projesi kapsamında 2006 yılında, orjinal mimarisi göz önünde bulundurularak Atlı Han adıyla  Belediyemiz tarafından yeniden inşa edildi. 675 metrekarelik bir alanda yer alan han,  geleneksel mimari unsurları da içinde barındıran bir yapıdır. Zemin ve birinci kat olmak üzere iki kattan oluşan Atlı Han, içinde lületaşı, gümüş, toprak kap ve cam atölyelerinin,  dükkanlarının  bulunduğu  geleneksel el sanatları ürünlerinin teşhir ve satışının yapıldığı bir çarşıdır. Atlı Han bu haliyle bölgenin sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel yapısını iyileştiren en önemli aktörlerden biridir.

Uyuz Suyu Selalesi Nallihan

Uyuz Suyu Şelalesi Nallıhan
Sarıçalı Dağı zirvesinin kuzey batı tarafına düşen iki dönüme yakın çayırla kaplı düzlük bir alan vardır. Bu düzlüğün yakınından çıkan 36° sıcaklıktaki su çayırlığın ortasından kıvrılarak geçtikten sonra yakınındaki dere yatağına 50-60 m yüksekten akarken oluşan şelale görülmeğe değerdir.
Uyuz olan hayvanların bu suyu içtiklerinde iyi olduklarını fark eden çobanlar bu suya uyuz suyu demişlerdir. Son yıllarda bazı cilt rahatsızlıkları olan insanların da bu suyu denedikleri söylenmektedir.
Çayırlığın ortasında çok yaşlı olduğu sanılan bir kaç tane çam ağacı vardır. Gölgeleri piknik yapmağa elverişlidir. Nallıhan’a yaklaşık 30 km uzaklıkta olan Uyuz Suyuna iki yoldan ulaşabilirsiniz. Ya, Kadıköy Çulhalar üzerinden ya da, Uluhan’a giderken Karcasu’dan saparak gidebilirsiniz.

Kus Cenneti Nallihan


Nallıhan Kuş Cenneti 1959 yılında hizmete giren Sarıyar Barajı’nın kuzeyinde Aladağ Çayı’nın Sarıyar Barajı ile birleştiği yerde oluşmuş yapay bir sulak alan ekosistemidir. Ankara ili, Nallıhan ilçesi, Davutoğlan köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Tarihi ipek yolu üzerinde bulunan Nallıhan Kuş Cenneti, Ankara ve Eskişehir illerine 130 km, İstanbul’a 300 km, Bolu’ya 100 km, Beypazarı ve Nallıhan ilçelerine ise 30 km mesafededir.
Nallıhan Kuş Cenneti ülkemizin önemli kuş alanlarından biridir. Barındırdığı kuş varlığı nedeniyle “Nallıhan Kuş Cenneti” olarak tanımlanmıştır. Aladağ Çayı’nın Sarıyar Barajı ile birleştiği yerde, kuşların daha yoğun olarak görüldüğü 425 ha’lık alan 1994 yılında Yaban Hayatı Geliştirme Sahası olarak tefrik edilmiş ve avcılık yasaklanmıştır. Sahada avcılığın yasaklanması, insan faaliyetlerinin sınırlandırılması ve kamuoyunda farkındalık düzeyinin artmasıyla, kuşlar güvenle üreyebilecekleri ve barınabilecekleri bir alana kavuşmuştur.
Aladağ Çayı ve çayın baraja döküldüğü yerde oluşan söğütlükler, sazlıklar ve ılgınlar (Tamarix spp.) ile geniş tarım arazileri, kavaklıklar, bozkır alanları, kayalık yarlar ve tepelikler gibi ekolojik karakteri farklı yaşam alanları ve zengin besin varlığı değişik türden kalabalık kuş gruplarının alanda barınmasına imkan sağlamaktadır.
Bugüne kadar Nallıhan Kuş Cenneti’nde 191 kuş türü gözlenmiştir. Sadece Nallıhan Kuş Cenneti değil, Sarıyar Barajı’nın tamamı kuş yaşamı açısından önemlidir. Sarıyar Barajı kışın binlerce su kuşunun alanda barınmasına imkan sağlamaktadır. Ülkemizde uzun yıllardır yapılan Kış ortası su kuşu sayımları (KOSKS) sırasında bazı yıllar barajda kışlayan su kuşu sayısının 50.000′i geçtiği gözlenmiştir. Alanda kışlayan kuşların önemli bir kısmını yeşilbaş, angıt, elmabaş patka, sakarmeke, karabatak ve karabaş martı türleri oluşturmaktadır.
Aladağ Çayı’nın baraja döküldüğü yerde oluşmuş söğütlük, balıkçıl türleri için ülkemizdeki en önemli üreme habitatlarından biridir. 5 ha’lık söğütlük alanda; 190 çift küçük akbalıkçıl, 170 çift gri balıkçıl ve 140 çift gece balıkçılı üremektedir. Gri balıkçıl yuvalamak için söğüt ağaçlarının üst ve orta dallarını tercih ederken, küçük akbalıkçıl yuvalama alanı olarak üst dallara yakın ve/veya orta dalları kullanmaktadır. Gece balıkçılı ise söğüt ağaçlarının en alt dallarını kullanmaktadır. Her söğüt ağacında 8 ile 15 arasında yuva yapmaktadırlar. Koloninin yakınlarındaki söğüt ağaçlarında ise kuluçkaya yatan 2 çift kara çaylak kaydedilmiştir. Kuş Cenneti’ndeki sazlık alanda ise küçük batağan (>5 çift), bahri (2 çift), alaca balıkçıl (2 çift), angıt (20-30 çift), yeşilbaş (15-20 çift), sakarmeke (10 çift) kuluçkaya yatmaktadır.
Kuş Cenneti’nin arka sırtlarında yer alan ve doğu ve güney yönünde uzanan kayalık yarlar kara leylek ve yırtıcı kuş türleri için önemli üreme habitatları oluşturmaktadır. Bu bölgede 4 çift kara leylek, 1 çift kızıl şahin, 2 çift kukumav ve kaya kırlangıcı ile kaya sıvacı kuşunun üredikleri kaydedilmiştir. Türkiye’nin Önemli Kuş Alanları Güncellemesi’nde ise bölgede 20 çift kara çaylak ve kara leyleğin ürediği belirtilmiştir.(2004) Alanda şimdiye kadar geniş çaplı bir üreme çalışması yapılmamış olmasından dolayı bu rakamların daha da fazla olduğu tahmin edilmektedir. Yapılacak detaylı bir üreme çalışması sonucunda başta yırtıcılar olmak üzere alanda kuluçkaya yatan çok sayıda kuş türünün tespit edileceği düşünülmektedir.
Alanda üreyen, kışlayan, beslenen ve barınan kuş popülasyonları için Aladağ Çayı’nın varlığı ve baraj su seviyesindeki mevsimsel salınım büyük önem taşımaktadır. Kuş Cenneti’nde üreyen balıkçıl ve leylek türlerinin hemen tamamı Aladağ Çayı ve Çay’ın etkilediği alanlarda beslenmektedir. Kuşların üreme dönemi olan Mayıs-Temmuz ayları arasında barajdaki su seviyesinin yükselmesi ağaçlarda ve sazlıklarda kuluçkaya yatan kuşlar için güvenli ve korunaklı ortamların oluşmasını sağlarken, alanda kuşların besinini oluşturan kurbağa, böcek, balık vs. canlıların popülasyonlarının artmasını da sağlar. Kurak geçen yıllarda özellikle balıkçıl ve leylek türlerinin popülasyonlarında düşüşler görülmesinin nedeni baraj sularının alana ulaşamaması ve kuşların beslenmesi için uygun ortamların oluşmamasıdır. Bu nedenle alandaki kuş varlığının devamlılığı için Aladağ Çayı’nın korunması ve ilkbaharda baraj sularının söğütlüklerin bulunduğu alana yayılması hayati önem taşımaktadır.
Alan jeolojik yapısı ile adeta bir açık hava laboratuarı niteliği sunmaktadır. Ayrıca, çökelme ortamının özelliklerini yansıtan sarı, kahverengi ve kırmızımsı tabakaların üst üste tekrarlanması ile görsel açıdan da olağanüstü bir peyzaja sahiptir.
Nallıhan Kuş Cenneti gerek her mevsim barındırdığı kuş topluluklarıyla, gerekse jeolojik ve peyzaj değerleriyle doğa fotoğrafçılığı ve kuş gözlemciliği için ideal bir ortam oluşturmaktadır. Nüfus yoğunluğu bakımından Türkiye’nin ikinci büyük şehri olan başkent Ankara’ya günübirlik ziyaret mesafesinde olması ve alandaki alt yapı imkanları gerek günübirlik doğa fotoğrafçılığı ve kuş gözlemciliğine yönelik ziyaretler, gerekse Ankara’daki her düzeydeki öğrencilere doğa koruma bilincinin geliştirilmesine yönelik eğitim faaliyetleri için ülkemizdeki en uygun bir kaç sulak alandan biri olma özelliğine sahiptir.

Sariyar Baraji ve Hidroelektrik Santrali

Sarıyar Barajı (Hasan Polatkan BarajıNallıhan‘nın Sarıyar mahallesinde olup, Sakarya Nehri üzerinde 1951-1956 yılları arasında inşa edilmiş hidroelektrik enerji üretimi amaçlı bir barajdır. Beton ağırlık tipi olan barajın gövde hacmi 568.000 m³, akarsu yatağından yüksekliği 90 m’dir. Normal su kotunda göl hacmi 1.900 hm³, normal su kotunda göl 83,83 km²’dir. 4 alternetör ile çalışan santral 160 MW gücündeki hidro-elektrik santralinden ise yılda 378 GWh saat elektrik enerjisi elde edilir. Türkiye’nin ilk büyük HES (hidroelektrik santralı) barajıdır. Türkiye’deki tek santral atölyesi’ne sahiptir. Türkiye baraj gölü sıralamasında 6′cı sırayı yer almaktadır.
Nallıhanda gezilecek yerler ve NALLIHAN Turu için TIKLAYINIZ..

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

bizi takip edin...

ilginizi çekebilir